Fenerbahçe için 6-0’lık Aston Villa yenilgisi ve Slavia Prag gibi güçsüz bir takım karşısında 2-0’dan gelen beraberlik şok etkisi yaşatmıştı. Özellikle tribünlerin sert tepkisinin ardından Galatasaray derbisinin önemi artmıştı. Taraftarların beklentisi, oyuncuların derbide bir reaksiyon verip takımı yeniden ayağa kaldırmasıydı. Ancak sadece 2-1’lik yenilgi değil, özellikle ilk yarıdaki olmak üzere takımın ortaya koyduğu performans büyük hayal kırıklığı yarattı. En büyük gol silahı Romelu Lukaku, 90 dakikada 18 kez topa dokunabildi, hiçbir varlık gösteremedi. Greenwood’un düşüşteki formu, Rams Park’ta dibe vurdu. Takımın en önemli yıldızı olarak görülen İngiliz oyuncunun tek hücum aksiyonu, isabetsiz ortası oldu. Bu sezonun performansı en iyi isimlerinden N'Golo Kante de orta sahadaki partneri Matteo Guendouzi ile birlikte adeta döküldü. Bu ikili, Galatasaray’ın orta sahasına direnç gösteremedi. Savunma hattı da takımın geri kalanından farklı değildi. Semedo her zamanki gibi ne defansif ne de ofansif anlamda sınıfı geçemedi. Skriniar, birçok pozisyonda rakiplerini faulle durdurmaya çalıştı. Stoperde ilk kez, üstelik Osimhen’e karşı görev yapan Brown fazlasıyla zorlandı. Sol bek Levent, Yunus Akgün’e kariyerinin en rahat derbilerinden birini oynattı. Ayakta kalan tek isim kaleci Ederson’du. Sambacı’nın kritik kurtarışları, dev derbide büyük bir hezimeti önledi.